Sanat insanlığın ilk dönemlerinden beri var olmuş çok eski bir kavram. Peki neden var? Neden var olmuş? Neden daha ateşi bile bulamamış, çiğ et yemekten götünde kurt çıkan insan mağara duvarlarına iz bırakan taşlarla bir şeyler çizmeye çalışmış?

Klasik Sanat

Bunun üzerine biraz düşününce sanatın aslında insan hayatındaki en temel ihtiyaçlardan birisi olan ve “Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi“ne (Maslow’s Hierarchy of Needs) göre en altta bulunan fizyolojik ihtiyaçlar kadar önemli bir ihtiyaç olduğunu görebiliyoruz. Aslında sanat sadece belli bir kesimin ihtiyacı olan bir şey değil tam tersi hiçbir şart ve durum kabul etmeksizin herkesin ihtiyacı olan ve doyurulmadığı müddetçe felakatlere yol açabilecek kadar büyük bir eksiklik.

Maslow's Hierarchy of Needs

Sanat insanın sürekli evrimleşerek karmaşıklaşan biyolojik beyninde şempanze sonrası gelişen ve yerleşen gelişmiş duyguların dışavurumu ve tatminini sağlar. İnsanın duygu skalasındaki gözle görülemeyen ve çoğu zaman sanatsız ve mekanik zamanlarda hissedilmesi zor olan geriye saplanmış, derin kuyulardaki bekleme moduna girmiş duygusal tüylerini uyarır. Unutulmaya yüz tutmuş ve paslanmış insanı insan yapan sinirsel dalgaları ve titreşimleri tekrardan oluşturur. Fiziksel tatminden çok daha yoğun ve üst bir zihinsel ve ruhsal tatmin sağlar. Bu tatmin ve dışavurum sonucu insanlar karılarını, kocalarını, eski sevgililerini ve komşularını öldürmez. Bulduğu ilk otomatik silahla katliam yapmaz. İzdivaç programları ve Survivor daha az izlenir. Baskıcı ve cahil politikacılara oy veren insan sayısı azalır. Kin, nefret, çıkar hesapları azalır, bağışlayıcılık artar. Uğruna ölünecek kadar değerli şeyler keşfedilir. Asıl sınırların ve tüm engellerin kafada yaratıldığı ve her şeyin mümkün olduğu anlaşılır. Varoluşsal bunalımlar gizli kalmış kutsal sinir uçlarının uyarılması sonucu azalır ve intihar oranları azalır. Simülasyonun kodları gözlerimizin önünden geçer. Gerçek gücümüzün ve potansiyelimizin farkına vararak sıkıcı, tekdüze bir hayatın dışına çıkarız. Bu sayede yaşamak için bir şeyleri anlamlandırabiliriz. “Bu hayatın heycanı meycanı varmış” diyebiliriz. Muhteşem bilimsel ve sanatsal çalışmalar üretilmeye devam edebilir. Hayat cevabı olmayan sorular yüzünden tıkanmaz, tam tersi o soruların hissettirdiği büyüleyici bir hisle akar gider…

Morpheus: “Hayatın boyunca hissettin. Yanlış giden bir şeyler vardı, ne olduğunu bilmiyordun ama oradaydı, beyninin içinde dolaşıp seni deli ediyordu. Matrix her yerdir, etrafımızı çevreler, şu an bu odanın içinde bile. Gerçekleri görmeni engellemek için gözlerinin önüne çekilen bir dünya bu.”
Neo: “Ne gerçeği?”
Morpheus: “Bir köle olduğun gerçeğini, Neo. Sen de herkes gibi bir köle doğdun; dokunamadığın, tadamadığın ya da koklayamadığın bir hapishanedesin. Beyninin içi bir hapishane.”

Pogo

Neden konserlerde pogo yapılır? Neden headbang yapılır? Neden Titanic batarken orkestra çalmaya devam eder? Neden insanlar götleri çıkana, boğazları yırtılana kadar bağırır? Neden güzel filmler sonunda kafamıza balyozla vurulmuş etkiyi yaratır? Neden güzel bir kitabı bitirmek için aralıksız saatlerce kalbimiz çıkana kadar okuruz?

İşte bütün bunların cevabı sanattaki o kutsal itici gücün içinde yatıyor. O kutsal gücü ittirmek veya uzaklaştırmak yerine onu bulduğumuz yerde daha fazla hissetmek için bırakmamalı ve daha fazlası için kendimizi zorlamalıyız. Çünkü ait olduğumuz yer yeme, içme, sıçma ve sikiş döngüsü içindeki geçici fiziksel zevklerin elde edilme savaşıyla yaşanılan bir yer değil. Ait olduğumuz yer acı çeken ruhların geçici süreyle ete ve kemiğe bürünerek yaşadığı bir yer DEĞİL! Ait olduğumuz yer sanatın itici gücünün bize verdiği fiziksel dünyanın dışına ait hazların yaşandığı bir yer. İşte bu yüzden sanat fiziksel ve kutsal dünya arasındaki geçiş köprüsüdür. Sanat insanlığa verilen bu dünyadaki en büyük imtiyazdır.

Buddhist Crisis

Sanatın gerçek amacı ise insanlığın içindeki kelimelerle anlatılamayacak bir derinlikte olan, harekete geçmeyi bekleyen gizli dürtüleri uyandırmak ve insana gerçekte ne olduğunu göstermektir. Yani insana İNSAN olduğunu HATIRLATMAK ve onu bu geçiş dönemindeki uykusundan UYANDIRMAKTIR!

“You have to let it all go, Neo. Fear, doubt, and disbelief. Free your mind.”

― Morpheus