Öncelikle, kimse kavga etmiyor. Ancak yetişmiş olduğumuz kültür dolayısıyla içgüdüsel olarak tam tersini anlayabiliriz. Durum böyle olduğunda da bütün kalkanlar devreye alınır, konseri izlemek yerine zarar görmemek için köşe kapmaca oynamak zorunda kalırız. Yalnız değilsiniz. Çünkü bazı durumlarda kavgaya meraklı insanlar için de bu durum yanlış anlaşılabiliyor. Bu insanlar, olayın gerçekleşmekte olduğu alanın etrafında oluşturulmuş çemberin önüne gelip (pit), gelene geçene tekme/tokat savurmak gibi haince bir davranışı görev üstleniyorlar. YANLIŞ! Ne kadar keko olsanız da bunu YAPMAYIN! Durum fark edilirse haklı olarak mekandaki insanlar tarafından lince uğrayabilirsiniz. Yani aslında böyle biriyseniz, uğrayın amına koyim. Çok önemli değil. Ama durumu yanlış anlamışsanız, “sikerim lan böyle konser mi olur daha da gelmem” seviyesinde nefretle dolduysanız, okumaya devam edebilirsiniz. “SİKTİR LAN SANA MI KALDI” da diyebilirsiniz.

Pogo'nun Mucidi Matrakçı Nasuh

Başlamadan önce pogo’nun bu topraklardaki geçmişini incelemekte fayda var. “Rotting Scene Araştırma Ekibi“nin su yüzüne çıkardığı ilk pogo örneklerini 16. yüzyıl Osmanlı’sında gördüğümüzü söylemek yanlış olmaz. Dönemin hattat, tarihçi ve minyatür sanatçılarından Nasuh bin Karagöz bin Abdullah el-Bosnavî, aslında matrak oyununun mucididir. Ancak genel kanının aksine, çok derin araştırma ve incelemelerimiz sonucu söyleyebiliriz ki, bu kendisinin icat ettiği tek şey değildir.

"Osmanlı'da Pogo", anonim minyatür, (16. yüzyıl civarı)

Nasuh Efendi, matrak oyununun çok sade, çok renksiz, çok savaş odaklı bir oyun olduğunu düşünmeye başlamış ve yenilik getirmesi amacıyla mehteran takımının önünde, müzikli bir biçimde oynanması gerektiği sonucuna ulaşmıştı. Ancak ne var ki, o dönem “müzik” olarak nitelenebilecek şeyler savaş başlamadan önce çalınan saldırı marşları olduğundan, bu sefer de matrak oyunu oynayan insanlarda aşırı gaza gelme, rakibi öldürme girişimi, kılıçla oynama gibi etkilerin oluştuğu gözlenmişti. Nasuh Efendi buna çözüm olarak oyunun teke tek değil, oynamak isteyen herkes tarafından da aynı anda oynanabileceğini düşünmüştü. Ne yazık ki günümüze ulaşmayan minyatürlerde; performans sergilemekte olan bir mehteran takımı ve karşısında matrak oynayan onlarca insan görülmektedir. Nasuh Efendi her ne kadar bu yeni versiyon için heyecan duysa da, sonucun pozitif mi negatif mi olduğuna karar verememiş ve oyunun bu yeni versiyonunu legal kılmak amacıyla dönemin padişahı I. Süleyman‘a durumu izah etmiştir. Sultan, “BRE GAFİLLER” diyerek oyunun bu yeni versiyonunun, insanlar gaza gelip birbirlerini linç ederek öldürmesinler diye kesinlikle ve kesinlikle yasaklanmasını buyurmuştu. Nasuh Efendi, Saraybosna’da doğmuştur ancak ölüm tarihi belli değildir. Neden değildir? ÇÜNKÜ ÖLMEDİ DE ONDAN! Bıraktığı ulu miras yüzyıllar boyunca onunla birlikte yaşayacak! (Belki de Nasuh Efendi kederinden vefat etti ve bu kederle EMO janrasının önü açıldı. Bu da başka bir yazının konusu.)

“Punk Rock’ın köklerinin Birleşik Krallık’ta atıldığını düşünen insanları 16. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu tarihini okumaya davet ediyorum.” - Johnny Ramone

Moshpit

Artık kültürümüze çok da uzak olmayan bu dans türünün tarihi hakkında bilgi sahibisiniz. Yüzlerce yıldır gizlenen gerçeklere sizler için ulaştık ve ulaşmaya devam edeceğiz. Gelecek bölümde nasıl sağlıklı pogo yapılır, ona bakacağız.